BAYRAM MESAJLARI * BAŞKAN POSBIYIK’IN BAYRAM MESAJI * KAYMAKAM ÇAY’IN MESAJI * VALİ ATA, RAMAZAN BAYRAMI´NI KUTLADI * SAĞLIK, HUZUR, MUTLULUK… * UMUTLAR ARİFE GÜNÜNE *
Favorilere Ekle | Sitene Ekle | İletişim | Üyelik | Künye               09 Eylül 2010 Perşembe
ANA SAYFA
MEDYA
ZONGULDAK
KDZ.EREĞLİ
EREĞLİ GÜNDEMİ
MANŞETLER
BÖLGE HABERLERİ
YAŞAM
GENEL
ALAPLI HABERLERİ
ALMANYA'DAN
SAĞLIK
EKONOMİ

Site İçi Arama


Çok Okunanlar


Yorumlananlar


Sayaç

SİYASET VE UYANIN


Ereğli Sevdalısı
Aydın KARADAĞ

İNAT KİN NEFRET


Ercan YÜKSEL

ERTUĞRUL GÜNAY’A BİRKAÇ SORUM VAR…


ACI-TATLI
Hayri DİNÇER


FASULYEDEN NİMET SIRIKLA OLUR

Ercan YÜKSEL


03.03.2010

 

 

Birisi çıkıyor Başbakanımız sn Recep Tayip Erdoğan’a şükür namazı kılmalıyız diyor.

Bir başkası sn Başbakanımızı Haşa Peygamber ilan etmeye çalışıyor.

Geçmişte de gördük Sn Erbakan’ın ayaklarını yıkayan müritleri.  

Demokrasi hukuk adalet hep anlatılır dinlenilir yüksek sesle bağıran çağıran zannedilir daha iyi biliyor mağdur sanılır.

Bizim toplumumuzda hocadan cami eşrafından icazet almayan muhtar aza bile olması zordur.

Her köyde bir imam bir müezzin vardır. Eh birde imam hatip mezunlu öğretmen var.

Pıtrak gibi tarikat cemaatler türerken ümmetçiliğe ve dıştaki düşmana karşı savaşan istiklal savaşı şehitlerimiz o zaman ki ordumuz ile şimdiki ordumuz arasında fark ne diye sordurtuyor kendimize.

Neden ne oluyor demeye gerekte yok yüzyıllardır ümmetçi bir toplumun kafası on beş yılda değişmez.

Bir ara güney doğuda Kürtler yayılmacı çok doğurmacı çoğalma anlayışı oturttulardı.   

Şimdi Başbakanımız en az üç çocuk yapmadan bahsediyor vasiyet ediyor. 

Askerin kafasına çuval geçiyor birçok asker tutuklanıyor şehit ediliyor asker sorgulanıyor.

İyide oluyor ama buna adalet hukuk derken PKK lılar dağdan gelirken davul zurna karşılanıyor.

Maden Mühendisleri Odası, Bursa’da 19 kişinin öldüğü maden ocağı da dahil 70 işletmeyle ilgili Enerji Bakanlığı’nı uyarmış

Cumhuriyetin bütün kazanımları tek tek satıp savılmış durumda.

BBG evinde gibi izliyoruz PKK yı diyen Genelkurmay başkanlığı meğer kendisi BBG evi gibi dinlenir izlenir olmuş.

Neden bilinemiyor milyonluk zırhlı arabayı bu nedenle mi hak ediyorlar ve hak etmeye çalışıyorlar.

Yıllardır DGM lere karşı gelenler şimdi kurulan dayanaksız tutanaksız mahkemeleri savunur oldular.

Ne diyelim karda kışta bu vatanı bekleyen işçiler yine kar kış demeden haklarını arıyorlar.

Cumhuriyetin satılan direklerinden Tekelin işçileri ve hepsi C4 yasasına zorlanıyorlar bu uğurda ölüyor.

Kanımca artık bu memleketin askerinden çok polisi olacak. Sanırım isteyen askerlik yapacak. Belki de bedel ile yapılacak çalışırken ek vergiler ile ödenecek.

Kansız olmak suç olacağı kanı düşük olanları vay haline doğru gittiğimizi görürken yoksun aciz bir çare olduğumuz gerçeğindeyiz. 

İçeri düşsek bizi savcı aracılığı ile arayacak geçtin başbakan yardımcısını ne anamız var ne babamız.

Kim cüret edebilir ki.

Ya bir gören ya da bir duyan olursa!

Alim Allah fişleyiverirler sonra. Valla fiş olayı da öyle bildiklerden değil bir daha fırsat vermeme cinsinden yani. Yoksa yok olurmuş yani!

İki kagıt bir çuval, ya da bazen birkaç bavul belge yaz yazabildiğin kadar haber define gibi sevin sevinebildiğin kadar.

Zaten değil mi her şeyi ben biliyorum la ve eller doluyken olur bu kazalar.  Hareket edemezsin kımıldayamazsın kazada oluverir gider ya.

Ya sonrası yok olan olmuş çocuk otobüse çarpmıştır. Top bir yana tekerlek bir yana o zaman ne olacak?  

Gözle görülen elle tutulanları karıştır karıştırabildiğin kadar şüphelen şüphe yarat ne olur gerçeklerden uzaklaş uzaklaştır.

Belgelere hapsolmuş zihniyet belge ile yatıp kalkar her çizimi plan zanneden kafayı yemiş mühendis gibi çözmeye çalışır çıkış arar olursun.

Bebek katilini yakalayan tutuklayan generaller darbeci oluyor tarihe geçmiş darbeleri yapanlar kenardan seyreder oluyor.

Gazi unvanı verilenlere tutuklama çıkıyor onlarda bu onursuzluğa beynine kurşun sıkıyor.

Kiminin ölümünden günler sonra suçsuzluğu anlaşılıyor.

İrdelemezsin ilgilenmezsin deniz fenerini ardındaki gerçeği

Gülüp geçersin önce gemiciğe sonra alınan villa mahalleye ortasına inen helikoptere.

Alışırsın işsizliğe dengesizliğe yitirdiğin bir sürü bir dizi şeye. Başbakanın karışmalıkta açıkladığı mal varlığına soramazsın eşi çoluk çocuğunu tabii kuşa dönen halinle susarsın.

Şükreder alışırsın dişini kıran pilavdaki taşa. Alışır alışırsın da şükreder kalırsın.

Demokrasi araç olur diyenlerin geldiklerinden beri üniversiteler gibi bir kurumlarda seçilen hiçbir kişiyi görevine atamamalarıyla ilgilenmezsin ve seçme seçilme hakkı ilkesi ana temeli olan demokrasiyi sana senden fazla savunur olurlar sende susar bakar dinlersin.

İkinci Meşrutiyet döneminde nazırlığa getirilen bir zat çok geçmeden yeğeninin vali olarak atanmasını sağlar.

Karşılaştıklarında Neyzen:  maşallah kardeşinizin oğlu tıpkı fasulyeye benziyor” demiş

Nazır: “Genç yaşta vali oldu neden fasulyeye benzesin ki?”

Neyzen: “İşte bende zaten onun için benzetiyorum ya. Fasulyede sırığa sarılarak büyür.”

Anlayana sivrisinek saz olurmuş anlamayana davul çalsan az gelirmiş. Bir çark işliyor birileri gene…
Bu yazı 166 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Doruk67
Bize Ulaşın
Tel: 0 372 316 36 18 Belgegeçer:0 372 322 71 80
© 2008 - Bütün hakları saklıdır.