CHP´Lİ BELEDİYEDEN KUR´AN ZİYAFETİ * PROGRAM, SABOTE Mİ EDİLMEK İSTENDİ? * TOPTAN, SÖZ VERDİ * ÖLÜM NEDENİ, HENÜZ BİLİNMİYOR * BELEDİYEDEN, MUHTEŞEM ORAGANİZASYON * POSBIYIK, ŞAŞKINLIĞINI GİZLEYEMEDİ *
Favorilere Ekle | Sitene Ekle | İletişim | Üyelik | Künye               07 Eylül 2010 Salı
ANA SAYFA
MEDYA
ZONGULDAK
KDZ.EREĞLİ
EREĞLİ GÜNDEMİ
MANŞETLER
BÖLGE HABERLERİ
YAŞAM
GENEL
ALAPLI HABERLERİ
ALMANYA'DAN
SAĞLIK
EKONOMİ

Site İçi Arama


Çok Okunanlar


Yorumlananlar


Sayaç

SİYASET VE UYANIN


Ereğli Sevdalısı
Aydın KARADAĞ

İNAT KİN NEFRET


Ercan YÜKSEL

ERTUĞRUL GÜNAY’A BİRKAÇ SORUM VAR…


ACI-TATLI
Hayri DİNÇER


YÜZLEŞME

Ercan YÜKSEL


01.02.2010

Anayasa Mahkemesi imdada yetişti. Askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasını iptal etti. Osmanlı’da askerin Yeniçeri Ocağı kaynaklı dertlerini okuduk. Herhangi bir kurum değil elbette ki ordu lakin böylesi bir güç kullanımları demokrasilere ödenmesi güç hatalar yaptırtabilir. Nitekim 60 ve 80 darbeleri gibi.

  Albay Dursun Çiçek’in mahkeme çıkışı afra tafrasını şimdi daha iyi anlıyoruz, değil mi? Ama ne yapalım, ‘ordu üstüme kalksa’ robotlar tehdit etse nefes alamayacağımı da bilsem bazı şeyleri yazacağım, yazmaya devam edeceğim.

  Bir sohbette neden askere karşı olduğunu anlattı hacı bir ağabeyimiz. Yıllar önce köylerinde yaşlı bir amcanın ağlayarak anlattıklarını tekrarladı. Doğrusuyla ve eğrisiyle yaşlı amca işlemediği bir suçtan jandarma tarafından tutuklanmış. İşkenceye maruz kaldığını anlatmış, hem de yaşına göre akla sığmaz işkencelerden bahsetmiş.

   Hani uyanıklar jandarma olur askerde lafımız vardır ya işte bu lafın temelini incelerseniz. Jandarmanın yumurta süt tavuk etine para vermediği bilinci çıkar. Bu rüşvet anlayışıdır. 

  En alt kademesinde bu olurken askerimizin, hava kuvvetleri komutanı en üst yıldızlısını en lazım olduğu anda golf oynamaya gidişine de şahit olduk. Demokrasi adına 12 Eylül askeri müdahale açıklanabilir yanı var mı? Yasal olarak sorgulayamadığımız bir dönem olmasını bile anlamak için yeterli. Simitçilerde dolaşan MİT raporları bence çok utanılacak vakaydı. Ya balyoz darbe planı ile sarsılan askerimiz harbiden bana göre içinde ne kadar çürüğü olduğunu göstermesi açısından beni acıtmıştır. Bu ülkenin vergileri ile beslenen asker, askeri okullara alımlarda asker yakınları ve çocuklarına öncelik tanıması kazanan bazı öğrencilerin şaibeler ile mülakatlarda kaybedişleri de akla gelince asker güvenirliliği toplumda yüzde doksan beşlerden yüzde altmış üçlere getirmiştir.

   Bunları söylerken polisimiz çok mu iyi. Yok, canım hatırlayalım 70 li yıllarda ikinci şube muhabbetlerini, unutmayalım 80 öncesi 1 Mayıs ve öğrenci hareketlerini. Halada daha değişmiş değil maalesef düne kadar ve dün işçi hareketlerine direnişlerine, harçlar için yürüyen öğrencilere karşı polisin tutumu gözlerimiz önünde. Maalesef demokratik olmayan tutum davranışlar halkına hor davranmalar yabancılara yamanmalar bizim polisimizde. İzledik tatbikat eğitimlerinde bile solcu komünistler yürüyüş yapıyor hadi onları ablukaya alalım diye eğitim alan düşünce saplantılı polislerimiz öğrencilere davranışları kameralar ile gözlemiz önüne seriliyor artık.  Demokrasi ile yakından uzaktan alakası olmayan tutumlar unutamayacağımız anılara kazındı.

  Siyasetçilerimiz ne demeliyiz ki onlar için.

  Muhalefet partileri maalesef öğlen iş başı yapan akşam 16 00 da iş bırakan ayda bir ekran dolduran kendi parti içi demokrasisini oturtamamış yapıdadır. Seçim yasasına her dakika karşı çıkarlar ama kendi iç siyasetlerinde anti demokrattırlar. Kongreler ve AKP nin bu güne kadar başarısı birazda aktif muhalefet olmayışındandır. İktidar olmayı isteği inandırıcı olmayanlar iktidar olamazlar. Koalisyonlarda yama gibi dururlar ve geçmişte çok örneği var bunların.

  Hükümetin tek temsilcisi eden AKP partisi kabullenilmesi mümkün olmayan uygulamaları toplumu acıtmaktadır. Hukuka müdahalesi hele ki açıklanamaz. Silivri’de ayrı Silopi’de ayrı deniz fenerinde ayrı hukuk maalesef ayıphanesinde kara lekedir. Yanlış Özelleşme modeli gibi birçok uygulamaları var şu an fosları yeni gözükmeye başlayan. Ancak gücünü o kadar iyi kullanıyor ki sirkeyi bal diye satabiliyorlar.

   Lakin C 4 yasası tekel işçilerinin direnişi ile ne kadar yanlışlık olduğunu gözlerimizin önüne serildi. Boyalar akıp gitti adeta. Ama ne yazık ki o kadar uyuşturucu almış bir toplumuz ki maalesef duyarlılığımız kalmamış. Bu haklı direnişe işçi sınıfından bile karşı çıkan kişi ve toplumlar olmuştur. Oysa şöyle madencilerin yürüyüşünden bu yana geçen zamana bakınca düşünsel olarak ne kadar gerilediğimizi anlamış oluruz. Kimler destek vermedi ki o yürüyüşe tek vücut olduk sanki, sanki ülkenin kalbi madenci ile attı adeta. Oysa şimdi açlık grevi haber olarak son haber olmaya doğru gidiyor maalesef devlet hala yok. Sessizleşen ülkede herkes izliyor bakıyor dalıp gidiyor. Ne hukuk ne adalet nede siyaset işliyor. Aç susuz hükümeti devleti izleyip senaryolara bakıp duruyoruz.

 Devlet bugün de Türk Halkı'nın yaşama savaşına sırtını çevirmiştir. Çünkü partilerin arkasından yabancı sermaye ve toprak ağalığı vardır. Siyasi partiler, değiştirmek istediğimiz bu bozuk düzenin temsilcileridir. Ayrıcalıklı sınıf ve tabakalar, düzenlerini bu partiler aracılığıyla sürdürmektedirler. Bunların oluşturduğu devlet örgütü ise, sadece bu geri düzenin temsilcilerine hizmet etmektedir. Bunun adı demokratik hukuk devleti değildir. Yabancı sermaye ve yerli işbirlikçilerin hizmetindeki bir devlet, antidemokratiktir.

  Demokratik devlet, işçinin, köylünün, dar gelirlinin, subayın, bütün ezilen sınıf ve tabakaların devletidir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü demokratik devleti oluşturmanın çaresi, sandıksal yoldan bulunamamıştır. Anayasa'nın demokratik devleti, öyle görünüyor ki, Kemalist yoldan kurulacaktır.” ( Uğur Mumcu )

   Böyle söylemiş üstat nede güzel söylemmiş sanki bilircesine her şeyi. Yüzleşeceğiz kendimizle, konuşacağız korkmadan konuştukça doğrularımızı bulacağız.


Bu yazı 225 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Doruk67
Bize Ulaşın
Tel: 0 372 316 36 18 Belgegeçer:0 372 322 71 80
© 2008 - Bütün hakları saklıdır.